Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
«Peçeli baykuş» muazzam miktarlarda fare ve sıçan yer. Bu iştahı insanlara en büyük iyiliktir. Yaklaşık olarak 43 santim uzunluğundaki kuşun o kadar garip bir görünüşü vardır ki, bazı yerlerde «maymun suratlı baykuş» diye bilinir. Ergin olanlarının sırtında gri renk üzerinde siyahla çevrili beyaz lekecikler vardır. Bu gri renkli kısımlar arasında, özellikle boynun yanlarında, pas sarısı renk görünür. Uçma tüylerinde bu pas sarısı renk gri yollarla yan yanadır. Peçe tüyleri çok zaman grimsi beyazsa da, bazen tüm olarak pas tonlu kahverengi de olabilir. Bu baykuşların başlan iri ve geniş, kanatları büyük, kuyrukları orta uzunlukta, bacakları uzun, tüyleri ipek gibi yumuşaktır. Kulak kepçesi bunlarda olağanüstü iridir. Peçelerinin yuvarlak yerine yürek biçimli olmasıyle de başka baykuşlardan ayrılırlar.
Pisboğazlığım gördüğümüz peçeli baykuşun, iyi bir avcı olmasına yardımcı tertipleri vardır. Bacaklarının veterleriyle kemikleri arasında, başka yırtıcı kuşlarda olduğu gibi, özel bir bağlantı vardır, öyle ki bacak bükülünce pençeler de otomatik olarak kıvrılmaktadır. Baykuş, bacaklarını gererek avının üstüne indikten sonra, ağırlığı, bacaklarının bükülmesine sebep olmakta, bu arada pençeleri de kıvrılarak bahtsız farenin veya sıçanın etine saplanmaktadır. Aynı tertip birçok kuşların, geceleri, tünedikleri dalı otomatik olarak kavramalarını sağlar.
Peçeli baykuÅŸ daha çok sıcak bölgeleri tercih etmekle beraber, Kuzey Avrupa ile Kuzey Asya dışında dünyanın hemen her yerinde de bulunur. Pasifik’in Fiji adaları gibi ıssız köşelerinde bile rastlanır. Bu baykuÅŸlar aÄŸaç kovuklarından baÅŸka, kilise kulelerinde, eski ÅŸatolarda, kalelerde, her türlü harap binada ve baÅŸka kuÅŸlar tarafından terk edilmiÅŸ kaya aralıklarında barınırlar. Girdikleri yapıların karanlık köşelerinde gündüzleri sessiz sedasız otururlar. Yakınlarında kilise çanlarının çalınması veya yanlarından güvercinlerin gelip geçmesi onları rahatsız etmez.İnsanlara ve faaliyetlerine de güvercinlere olduÄŸu kadar alışmışlardır. Uykuları gayet hafiftir. İnsanın, fark ettirmeden bu baykuÅŸun yanma sokulmasının imkânı yoktur. Peçeli baykuÅŸların, en ufak bir tehlike karşısında derhal uçarak uzaklaÅŸmaları, gün ışığında da iyi görebildiklerini gösterir. Karanlık bastırırken, sığındıkları binayı, iyi bildikleri ve gündüz vakti de kolayca bulabildikleri bir delikten terk eder ve toprağın hemen yukarısında hayalet kadar sessiz uçarlar. Bu arada salıverdikleri çığlıklar kuÅŸ seslerinin en çirkini olarak tarif edilmiÅŸtir. Geceleyin köy yollarında, hiç ürkmedikleri insanların başının etrafında gölge gibi uçmaları pek çok kiÅŸiyi korkutur.
Küçükken yakalanıp kafes içinde beslenen peçeli baykuÅŸlar kolay evcilleÅŸirler, ellenmelerine ve elde taşınmalarına müsaade ederler, hatta sahiplerinin evine girip çıkmaya alışırlar. Peçeli baykuÅŸ insanlara en faydalı kuÅŸların arasında yer aldığına göre, mutlaka korunması lâzımdır. Almanya’nın Holstein bölgesindeki köylüleri bunu çok iyi anladıklarından ambarlarının veya evlerinin damında peçeli baykuÅŸun girip çıkması ve yapıdaki sıçanları yok etmesi için mutlaka bir delik bırakırlar. Buna karşılık baza ülkeler halkının bu baykuÅŸlar karşısındaki tutumu buna taban tabana zıttır. Böyleleri için peçeli baykuÅŸ uÄŸursuz bir kuÅŸtur, bir eve girip çıkması ya da pervazlarından birine konması, ev halkından bir kiÅŸinin mutlaka öleceÄŸi anlamına gelir.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
BAZI baykuÅŸ türleri serçeden iri deÄŸildir. Bunların en ilginçlerinden biri 15 santimden iri olmayan sevimli küçük cin baykuÅŸtur (Micrathene whitneyi). BirleÅŸik Amerika’nın güney batısında yaÅŸayan bu tür, dev bir kaktüsün içinde yuva yapar. Bazen küçük yuvarlak başını buradan dışarı çıkararak etrafı kolaçan ettiÄŸi görülür. Cin baykuÅŸ, küçük baykuÅŸların çoÄŸu gibi baÅŸlıca böceklerle karnini doyurur.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

TÜRLERİNİN ÇOĞUNLUĞUNDAN DAHA GÖÇÜĞÜDÜRLER
GÖRDÜĞÜMÜZ GİBİ, baykuÅŸlar kışlan göç etmeye pek meraklı deÄŸildir. Fakat bataklık baykuÅŸu ve bazı ülkelerdeki adiyle kısa kulaklı baykuÅŸ (Asioflammeus) bu kuralın dışında kalır. Hemen bütün Avrupa’da, Kuzey Asya’da ve bütün Amerika’da bulunan bu baykuÅŸ, uzun uçuÅŸları göze alması sayesinde Hawaii adalarına bile yerleÅŸmiÅŸtir. Bataklık baykuÅŸu çoÄŸunlukla bataklıklarda yaÅŸar, en sevdiÄŸi yiyecek ise sıçanlardır. 5-6 yumurta yumurtlar ve baykuÅŸların çoÄŸu gibi, ilk yumurta yumurtlanır- yumurtlanmaz kuluçkaya oturur. Bunun sonunda, aralıklı olarak yumurtadan çıkan yavrular irilik ve geliÅŸme derecesi bakımından farklı olurlar.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
BEYAZ BAYKUÅž (Nyctea nyctea)
«Beyaz baykuş» un rengi yaÅŸma göre deÄŸiÅŸir. Çok yaÅŸlı kuÅŸlar hemen hemen lekesiz beyazdır, orta yaÅŸlıları beyaz fon. üzerinde kahverengi lekeli, genç kuÅŸlar daha sık lekelidir. Beyaz baykuÅŸun gagas siyahtır, 68-71 santim uzunluÄŸundaki beyaz baykuÅŸ gündüzleri de avlanan ender baykuÅŸlardan biridir, yurdu olan Eski ve Yeni Dünya tunduralannm uzun Kutup yazında baÅŸka çaresi yoktur. Normal olarak lemming fareleri, Kuzey Kutbu tavÅŸanları ve orman tavuklanyle beslenir. Kuzey Kutbu’nun bu baykuÅŸu, kuzeyin ÅŸiddetli kışına dayanabilmesi için, parmaklarına kadar sık tüylere bürünmüştür.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

GÜNDÜZ SAATLERİNDE DE UÇARLAR
ALACA BAYKUŞTA baş olağanüstü büyük, boyun kalın, vücut derli toplu, gaga çok iri, ve kancalı, sık tüylü bacaklar orta uzunlukta, kuyruk kısadır. Kuşun rengi ya gri, ya da pas kahverengi, sırtı karın bölgesinden daha koyu renktir. Kanatları ve kuyruğu uzunlamasına koyu kahverengi ve kızılımsı çizgilidir. Bu baykuşun uzunluğu ortalama olarak 40 - 48 santim kadardır.
Alaca baykuÅŸun yurdu Avrmpa ile Asya’da 67 derece kuzey enleminden Filistin’e kadar uzanır. Kuzey Batı Afrika’da da bulunur. Yazın aÄŸaçların tepelerinde oturur, kışın ise aÄŸaç kovuklarında gizlenmeyi tercih eder. Öğle saiatlerinin çiÄŸi ışığında ustaca uçuÅŸunu görenler, baykuÅŸların güneÅŸ ışığından ürktüğüne bir daha inanmak istemeyeceklerdir.
Alaca baykuş hemen tamamen sıçanlarla beslenir. Yakalananları kolay evcilleştirilebilir. Tabiat bilginlerinin tecrübeleri, terbiye edilmeye en elverişli baykuş olduğunu göstermiştir. Alaca baykuşların, o andaki duygularına göre yüz ifadelerini de değiştirebildiklerine dikkat edilmiştir. Alaca baykuşlar sıçanları yok ettikleri için faydalı kuşların arasında yer alırlar.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
BAYKUŞLARIN SEVİMLİSİ
KUKUMAV (Athene noctua) küçük baykuşlardandır: Uzunluğu 21 - 22 santim kadardır. Vücudunun üst yarısı düzensiz beyaz benekli sıçan renginde, yüzü grimsi beyaz, vücudunun alt yansı beyazımsı üzerine uzunlamasına kahverengi çizgili, kanat ve kuyruk tüyleri turuncumsu beyaz lekelidir. Gözleri kükürt sarısı rengindedir. Kafası orta irilikte, gagası kökünden itibaren kavisli, bacakları oldukça uzun, kanatları kısa ve yuvarlak, kuyruğu kısa ve ucunda düz kesilmiş gibidir. Peçesi belirsiz olmakla beraber, başka gündüz baykuşlarmmkine kıyasla nispeten nettir.
Kukumav hemen bütün Avrupa’ ya ve Asya’nın Sibirya dışındaki büyük bir kısmına yayılmıştır. Akdeniz yarımadalarında en yaygın yırtıcı kuÅŸlardan biridir. Kuzey Afrika’da bile kukumava rastlanır. Sevimli kukumav birçok ülkelerde uÄŸursuzluk habercisi sayılır. Batıl inanış sahibi bazı yaÅŸlılar, kukumavların gece hasta odası pencerelerine uçtuÄŸunu sözüm ona gözleriyle görmüşler ve kuÅŸun, yatan hastalan mezarlığa davet ettiÄŸini sözüm ona kulaklarıyla duymuÅŸlardır. Halbuki zararsız kuÅŸun, ışığı görerek aydınlatılmış odalara doÄŸru uçtuÄŸu, pencere pervazına konduÄŸu, bu münasebetle sesini de duyurduÄŸu akla çok daha yakın deÄŸil midir? Kukumav baÅŸka bazı ülkelerde de aksine; huylarım öğrenenlerin sevgilisi olmuÅŸtur. Tanrıça Minerva’nın baykuÅŸu bir kukumavdı. Filintin’de de uÄŸurlu bir kuÅŸ sayılmakta, iyi muamele ve bakım görmektedir.
Kukumav kendisini sevenlerin sempatisini fazlasıyle hak eden sevimli bir yaratıktır. Gerçek bir gündüz baykuşu olduğu söyienemezse de, öbür baykuşlar kadar ışıktan ürkmez ve gündüz vakti de normal faaliyetlerini devam ettirebilir.
Kukumav kendine yuva yapmaz;, yumurtalarını yumurtlamak için kendine kaya duvarlarındaki bir oyuk, eski binalarda taÅŸların altı, bir aÄŸaç kovuÄŸu, ya da bir tavÅŸan ini gibi uygun bir köşe seçer. Avrupa’nın güneyinde 4-7 yuvarlak yumurtasını evlerin içinde yere bile yumurtlar.
Evcil küçük kukumavlar İtalyanların en sevdikleri ev hayvanları arasındadır. Evde ve bahçede çok kere serbestçe dolaşmakta ve gezdikleri yerlerdeki sıçanları, sümüklüböcekleri ve benzeri zararlı yaratıkları yok etmektedirler. Kasabalarda sokakta çalışan kundura tamircisi, terzi veya çömlekçi gibi esnafın yanında çok kere bir sopaya bağlanmış vaziyette bir, iki evcil küçük kukumav bulunur.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
ÇİZGİLİ BAYKUŞ
(Strix varia)
«Çizgili baykuş», baÅŸlıca sıçanlar, kurbaÄŸalar ve benzeri küçük avlarla beslenir. Arada daha küçük akrabası kulaklı orman baykuÅŸunu da kendine yem yaptığı olur. Çizgili baykuÅŸun âdeta feryatlarla son bulan ötüşü öbür baykuÅŸlarmkinden ayırt edilebilir. Bu baykuÅŸun bar şında kulak görünüşünde tüy kümeleri yoktur, sarı yerine kahverengi gözleri olmasıyle de öbür baykuÅŸların çoÄŸundan ayrılır. Kuzey Amerika’nın doÄŸusunda çok yaygın olan çizgili baykuÅŸun akrabalarından benekli baykuÅŸ (Strix maculosa), Pasifik kıyısında rastlanan ender bir kuÅŸtur.
Çizgili baykuÅŸun bir baÅŸka akrabası da büyük gri baykuÅŸ veya öbür adıyla Laponya baykuÅŸu’dur (Strix nebulosa). Bu tür daha çok Kuzey Yarımküresi’nin kozalaklı çanı ormanlarında yaÅŸarsa da, biraz daha güneye indiÄŸi de olur. 83-84 santim uzunluÄŸundaki bu çok iri ve güzel baykuÅŸ aslında dev bir tüy topundan baÅŸka ÅŸey deÄŸildir. Gerek kuvvet gerekse ağırlık bakımlarından puhu kuÅŸundan çok daha aÅŸağı olduÄŸu muhakkaktır.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
.jpg)
PUHU KUŞLARI -YIRTICI, FAKAT AYNI ZAMANDA İHTİYATLI KUŞLAR
Puhu kuÅŸu’na kuÅŸlar dünyasının «kaplanı» veya «gecelerin kralı» gibi lâkaplar yakıştırılagelmiÅŸtir. Bütün baykuÅŸların bu en kudretlisi, 63-77 santimlik vücuduyla aynı zamanda en iri baykuÅŸlardan biridir. Bazı ülkelerde ismi «büyük kulaklı baykuş» dur. Gerçekten de, tüylerinde kızıhmsı kahverenginin yokluÄŸu hesaba katılmadığı takdirde, kulaklı orman baykuÅŸunun dev bir kopyesidir. Kanatları kısadır. Sık tüyleri sırtında koyu pasa çalan bir sarı, gırtlağında sarımsı beyaz, karnında gene pas sarışıdır. Bağının üzerindeki kulak görünüşündeki tüy kümeleri siyahtır. Görüldüğü gibi, pas sarısı ve siyah olmak üzere iki renkten meydana gelen tüyleri düz ve ondüleli çizgilidir.
Puhu kuÅŸu’nun yurdu Eski Dünya’ nın bütün kuzeysel bölgelerini kaplar. DaÄŸlık bölgeleri tercih eder, fakat ormanı olması ÅŸartıyle ovalara da raÄŸbet eder. Ender de olsa, insanların bulunduÄŸu bölgelere sokulanları da vardır.
Ortalık kararınca puhu kuşunun da av zamanı başlar. Gündüzlerini kayaların arasındaki bir mağarada, ya da bir ağacın en tepesinde gözleri ya yarı yarıya, ya da büsbütün kapalı olarak uyuklamakla geçirir. Fakat en ufak bir gürültü karşısında gözlerini açar, başını sağa, sola çevirir, bir tehlike sezdiği anda ise derhal uçup giderek kendine daha emin bir gizlenme yeri bulmaya bakar. Güneş battıktan sonra ağır ağır uçuşa geçerek bir kayanın, ya da yüksek bir ağâcm üzerine konar ve özellikle ilkbaharda meşhur «bunu» çağrısını duyurur. Mehtaplı gecelerde karanlık gecelerden daha sık, hele çiftleşme mevsiminde aralıksız bütün gece bağırır. Sesi gerçekten o kadar korkunçtur ki, bunu duyan batıl inanışı bol kimselerin tüylerinin diken diken olmasına hak vermemek elde değildir. Puhu kuşu başlıca tavşanlar, fareler ve hemen bütün orta irilikteki omurgalı hayvanlarla beslenir. Arada evcil bir kediyi, bir tavuğu, ya da bir kokarcayı yakaladığı olur. Hindileri tüneklerinden kaptığı ve kartalları kaçırdığı görülmüştür. Gagası kudretli, ayaklan borda kancası gibidir.
Bu baykuş değme yırtıcı kuştan daha vahşî mizaçlıdır. Küçükken yuvalarından alman yavru puhu-kuşları bile gaddardırlar ve bir türlü yola gelmezler. Baykuşların çoğunluğunda olduğu gibi, dişi puhu kuşu da erkeğinden iridir. Sesinin perdesi erkeğinkinden farklı olduğundan, birbirine cevap veren erkek ve dişi puhu kuşunun sesleri ayırt edilebilir.
İriliğine ve yırtıcılığına rağmen, puhu kuşu ihtiyatlı bir yaratıktır. Baykuşların hiç biri, kuşların dünyasında onun kadar nefret kazanmamıştır. Arada bazı gündüz kuşlarının, hatta başka baykuşların ona karşı birleştikleri olur. Uzun ömürlü bir kuştur, iyi bakım gördüğü takdirde çok yaşar. Hayvanat bahçesindeki bir puhu kuşu altmış sekiz yaşma kadar yaşamıştı. Tabiat ta bu kadar çok yaşayanı enderdir
tabiî. Puhu kuşu genel olarak çevreye ayak uydurabilen bir kuştur: İğneli ve yapraklı ağaçlı ormanlarda olduğu gibi, çöllerde de barınabilir. Baykuşların çoğu uzun göçlere girişmez, fakat yiyecek kıtlığının baş göstermesi halinde bazılarının güneye indiği olur.
Puhu kuÅŸunun Avrupa’da, Asya’ da ve Kuzey Amerika’da yaÅŸadığını gördük. Akraba bazı çeÅŸitlere Hindistan ile Afrika’da da rastlanmıştır.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

(Asio otus)
Bu kuÅŸ, 64 derece kuzey enleminden itibaren bütün Avrupa’da, ayrıca orman sınırının kuzeyinden itibaren Urallarla Japonya arasındaki bütün Orta Asya’da bulunur. Kuzey Amerika’nın en yaygın baykuÅŸu belki odur. 30-35 santim uzunluÄŸundaki bu küçük kuÅŸun, Amerika’da «çığlıklı baykuş» diye isimlendirilmesine sebep olan kendine öz matemli bir çaÄŸrısı vardır. AÄŸaç kovuÄŸu olan her yerde, hatta bu kovuklu aÄŸaç bir köyün ortasında bulunsa dahi, bir kulaklı orman baykuÅŸu bulunabilir. KuÅŸ gündüzleri kovuÄŸunda dinlenir, zamanı gelince de yumurtalarını buraya yumurtlar. Birçok baykuÅŸ gibi bunun da alnında kulaÄŸa benzeyen birer tüy kümesi vardır. Gri renkte olanları olduÄŸu gibi, kızılımsı kahverengi olanları da vardır. Bu renk ayrılığının cinsiyetle veya yaÅŸla ilgisi yoktur, bir kuluçkada gri. yavrularla kahverengi yavrulara bir arada rastlanabilir. Bu baykuÅŸun sırtı, fon renginden daha koyu lekeli, noktalı, ondüleli veya yol yoldur, daha açık olan karın bölgesiyle göğüs bölgesinde uzunlamasına lekeler göze çarpar. Kanat ve kuyruk tüyleri çizgilidir.
Posted in Baykuslar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
BAYKUŞLARIN yırtıcı kuş olarak gündüz - yırtıcılarına kıyasla büyük bir avantajları vardır. Atmacaların, çaylakların, güçlü kanatlarının çıkardığı «vırr» gibilerden bir sesle avlarının üzerine inmelerine karşılık, onlar, tüylerinin havlara boğulmuş olması sayesinde, aynı öldürücü inişi tam bir sessizlik içinde başarırlar. Baykuş, geceleri ortalıkta dolaşan kemirici, soreks ve başka küçük memeliler için tevekkeli yüzde yüz ölüm değildir. Zararlı kemiricilerle böcekleri yok ettiklerine göre, baykuşların, insanoğlunun açısından kuşlarımızın en değerlileri arasında bulunmaları gerekir. Baykuşlar avlarını yerken, bunlardan sıçan gibi küçük olanlarını bütün olarak yutarlar. Sindirim eylemi tamamlandıktan sonra da, kurbanlarının kürk parçaları ile sindirilmeyen kemiklerini küçük topaklar şeklinde kusarlar. Baykuşların tüneği etrafında bazen bol sayıda rastlanan bu topaklar, dikkatle incelenince, bu kuşların nelerle beslendiklerine dair değerli bilgi verirler.
Baykuş geceleri faal bulunduğuna ve yırtıcı bir kuş olduğuna göre, tüylerinin parlak renkli olmaması gerekir ve değildir de. Buna kargılık tüylerinde aynı rengin çeşitli tonlarına ve gayet çetrefil desenlere rastlanır. Baykuşun gözleri de gece hayatına ve gece avcılığının şartlarına uymuştur. Baykuş gözleri bir kere çok iridir, bu sayede, geceleyin var olan pek zayjtf ışıktan azamî derecede faydalanır.
Baykuşlar bundan başka, her iki gözlerinin de yüzlerinin önünde olup ileriye bakması bakımından kuşların çoğunluğundan ayrılırlar. Öbür kuşlar bir cisme bir defada yalnız bir tek gözleriyle bakabilirleri Baykuşların, işitme duygulan da başka kuşlara kıyasla avantajlıdır. Gerçek dış kulak hiç bir kuşta yoksa da, baykuşların kulak deliklerini çeviren tüyler ince ve kılınışıdır, bu tertibin ise, ses dalgalarının kulağa girmelerini kolaylaştırması mümkündür. Bazı baykuşlarda kulak deliklerinin başka kuşlardakinden iri olduğu da görül müştür.
Baykuşun kanatları enli ve uzun, kuyruğu çok kere kısadır. Gagası kökünden itibaren kuvvetli kancalıdır. Pençelerine kadar tüylü bacakları orta uzunlukta, pençeleri iri, uzun, kuvvetli kavisli ve olağanüstü sivridir.
Birçok yırtıcı kuşlarda olduğu gibi, baykuşlarda da dişi erkeğinden büyüktür. Birçok baykuş türleri ağaç kovuklarında, başkaları kaya aralıklarında, terk edilmiş evlerde, çeşitli memelilerin inlerinde, hatta doğanlarla kargalar tarafından terk edilmiş yuvalarda yumurtlarlar. Sayısı, türüne göre 2 ile 10 arasında oynayan beyaz yumurtalar, kuşların coğunluğunkinden yuvarlaktır. Bu tertip, kuluçkada oturan kuşun onları, ağaç kovuğu gibi dar köşelerde evirip çevirmesini mümkün kılar. Bazı baykuşlar bir kartalın yuvasına sahip çıkacak derecede kavgacıdırlar. Yavru baykuşlar havla örtülüdürler ve muazzam iştahlarına rağmen gayet ağır olgunlaşırlar.
Akıl sembolü sayılan baykuş zeka bakımından birçok gündüz-yırtıcılardan geridir. Bütün baykuşlar ürkektir, fakat ihtiyatlı değildir, dostlarını tanımayı ender olarak öğrenirler ve bütün yabancılara karşı düşman gibi davranırlar. Daima hiddetli ve gaddardırlar. Kendi türlerinden kuşlarla iyi geçinirlerse de, bazen pisboğazlığa kapılırlar, bu sırada, yıllardır bir arada yaşayan iki baykuştan biri hayat arkadaşını tereddütsüzce parçalayıp yiyebilir. Aynı yuvada büyüyen kardeşlerin dahi bazen boğuştuğu ve kuvvetlinin zayıfı öldürüp yediği olur.
220 türü bilinen baykuÅŸlar, bütün kıtalara yayılmışlardır: Kutup bölgelerinden ekvatora, deniz seviyesinden 5 000 metrelik yükseklere kadar her yerde yaÅŸarlar. Ormanları tercih ederlerse de, bozkırlardan, çöllerden, çıplak daÄŸlardan ve kalabalık ÅŸehirlerden de eksik olmazlar. Avrupa ile Asya’nın çok kuzeylerinin baykuÅŸları gerçek anlamda göcücü deÄŸillerse de, kar yağışlarında yurtlarını bırakarak daha güneylere inerler.
Tabiat bilginleri, baykuşları çok kere gerçek baykuşlar (Strigidae) ve peçeli baykuşlar (Tytidae) diye iki ayrı aile halinde ele alırlar.
Posted in Yirtici Kuslar | No Comments »